Efendim, öyle bir çağa geldik ki insanlar internete bağlanıyor, çet yapıyor,
google da “afrikalı çıblak kadın memesi” şeklinde arama yapabiliyor, mahkemece
kapatılmadığı zamanlarda youtube dan komik videolar izliyor ve altına “ehu mehu
a.q.” şeklinde yorum yazabiliyor. İşte bu sınırsız bilgi deryasına(!) ve
interaktiviteye ulaşmamızı sağlayan teknolojilerin en önemlisi bilgisayar. Eski
dilde kompüter.

Yeni nesil teknolojilerin çoğunda olduğu gibi bilgisayar’ın arkasında da büyük
bir ekip ve uzun süreli bir geliştirme süreci var. Tabi bu sürecin bazı
adımlarında büyük beyinler itici güç olarak ortaya çıkıyor ve büyük sıçramalara
yol açıyorlar. Hesaplayıcı teknolojisinde büyük ve birincil atılımın müsebbibi
olarak da aklımıza Alan Turing geliyor.

Turing, 1912 de Londrada doğuyor. Zekası küçük yaşta farkediliyor ve 14
yaşında Sherborne Okuluna gönderiliyor. Dehanın yan komşusu azim ve inatçılık
kendini o yaşta göstermiş, Turing okulun ilk günü Genel grev’e denk gelince
okula ulaşmak için 60 km yolu bisikletle katediyor.

Bilimsel yönden kendisinden daha nitelikli bir arkadaşının da desteği ve
gayretleriyle okulu başarıyla bitiriyor, arkadaşının ölmesi üzerine Turing onun
ilerlediği yolda yürümek için iyice bileniyor. Turing’in en sevdiği hikaye Pamuk Prenses. Arkadaşıyla ilişkisinin romantik olduğu daha sonra anlaşılıyor.

Turing daha sonra dünyayı değiştirecek olan çalışmalarını algoritma ve Evrensel
turing makinası olarak adlandırılan simgesel bir cihaz olarak kurguluyor.
Problem çözümünde algoritma ve Kararsızlık durumları üzerine çalışmalar yapıyor,
birbirinin işlem sonuçlarını girdi olarak kullanan turing makinalarını
kurguluyor.

Savaş yıllarında çalışmaları Turing’i askeri projelere taşıyor. Alman enigma
şifrelerinin kırılması için yeni bir yöntem ve bu yöntemi kullanarak hızla şifre
kıran cihazlar geliştiriyor. Daha önceleri polonya kaynaklı şifre kırma
yöntemlerinin dayandığı Alman Kripto yöntemlerinin zayıflıklarının farkedilip
protokollerin düzeltilmesi ile krize giren istihbarat akışını yeni yöntemiyle
rahatlatıyor. Başarıları Winston Churchill tarafından takdir ediliyor ve
destekleniyor. Savaşın gidişatını değiştiriyor.

Turing aynı zamanda yapay zeka üzerine de çalışıyor ve Turing testi olarak
adlandırılan ve yapay zekanın tespitinde kriter olarak kullanılacak aksiyomlar
geliştiriyor.

Savaştan sonra polisiye bir olay nedeniyle karakola yaptığı bir şikayet
dolayısıyla homoseksüelliği deşifre oluyor. O dönem bir hastalık ve suç olarak
nitelendirilen homoseksüellik Turing’e hormon tedavisi ve hapis arasında bir
tercih yapmasını gerektiren bir hukuki süreci başlatıyor. Turing hapise
girmektense hormon tedavisine başlıyor, östörojen yüklemesi nedeniyle sağlığı ve
psikolojisi bozuluyor.

Turing yaşadığı devri ve dünyanın geleceğini değiştiren bir yaşamın ardından
1954 yılında evinde ölü bulunuyor. Cesedinin yanında siyanür enjekte edildiği
düşünülen yarısı yenmiş bir elma, Turing’in hayatına son verirken en sevdiği
hikayeyi bir kez daha hatırlatıyor.

Wikipedia: Alan Turing