Geçen hafta sonu eşimle birlikte Bursaya ailemi ziyarete gittik. Babam sağolsun
önceki ziyaretlerimizde Bursanın gezilmedik yerini bırakmamış. Dolayısıyla Pazar
aktivitesi olarak beni en son çocukken gittiğim kaplıcaya götürdü.

Hanım bize katılmadığından
aile kısmı yerine umumi banyoya gittik.

Mekan 1555 yılında hizmete açılmış. Kanuni
Sultan Süleyman’ın başveziri Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış. Sultan Süleyman’ın
da bu kaplıcada nikris (gut) hastalığına şifa bulduğu söyleniyor.

Prosedür şöyle:

Kaplıcaya girişte emanet ve kasa var, ücreti ödüyor ve değerli eşyalarınızı teslim
ediyorsunuz. Toplam 14 lira karşılığında kaplıcada yıkandıktan sonra yatakta istirahat
edebiliyorsunuz. Eşyalarınızı dolaba kilitliyor ve peştemalı çekip kaplıcaya giriyorsunuz.

Mekanın locasında büyük bir soba var, etrafında oturup çay içilebiliyor, burayı
geçip kaplıcanın içine giriyoruz, hemen sağda “üşük terleten” adlı bir bölüm var,
83 derece sıcaklıktaki suyun buharıyla ısıttığı odada bir süre yumuşadıktan sonra
çıkıp havuz başındaki kurnalara geliniyor. Bu bölümde dikkat çeken kısım aslan başı.
Ağzından yüksek sıcaklıkta su akan bu heykelin altında babayiğitler sıcakla yunuyor.
Açıkçası ben cesaret edemedim.

Yıkandıktan sonra çıkıp havlu bölümüne geliyoruz.
Havlulara sarınıp yataklı kısıma geçiliyor, bir görevli üstünüzü havlularla örtüyor,
banyonun üstüne bir miktar istirahat ediyorsunuz. Akabinde çay geliyor. Çayı içip
kuş gibi hafiflemiş bir şekilde, mekanı terkeyliyoruz.

“Ay ne öyle kıllı kıllı adamlarla
yıkanılır mı” şeklinde düşünmedikten sonra kaplıca büyük keyif, girift tarih, maksimum
rahatlama.

Tavsiye olunur.

Yeni Kaplıca Resmi Web Sitesi