Filmde cennetten inip ana karakteri kurtaran tanrı imajı o kadar ön planda ki, film tırmanışının başında izleyiciyi kendinden soğutuyor. Yazılı mecrada çok göze batmayan bu konseptin görsel medyaya aktarımında yumuşatılmasının gerektiğini düşünüyorum ki bunun güzel bir örneğini Troy'da görmüştük. Zira destanda Paris savaştan Tanrı tarafından gönderilen bir mucize ile kurtulur. Filmde ise Paris'i Menelaus'un elinden Hector'un aldığını görürüz. Bu örnekte ise Mel Gibson, senaryosunun yazımına da dahil olduğu bu filmde tanrının elini sık sık gösteriyor.
Paw tam kurban edilecekken güneşin tutulması, mağaradaki aileye gökten düşen maymun, kumsalda sıkışan Paw'a hızır gibi yetişen ispanyol dumuru gibi abukluklar güzel olabilecek bir filmi vasat seviyesine indirgiyor, bizi üzüyor.
Sevgili mel, aptal değiliz, jaguarın adamı yediğini yüzünün kedi tarafından parçalandığını görmeden de anlarız biz, ayıp değil mi bu kadar kolay film.

6 yorum
Yorum Yaz



