Apocalypto, Mel Gibson’un orjinal dilli zulüm serisinin son üyesi.
Filmde kendi halinde zevzeklikler yaparak geçinen maya genci Jaguar Paw’ın yaşamından
bir kesit izliyoruz. Gibson’un kör göze parmak dehşetengiz çekimleri ile rahatsız
oluyor, filmin tümüne hakim deus ex machina ile öeh diyoruz.
Filmde cennetten inip ana karakteri kurtaran tanrı imajı o kadar ön planda ki, film
tırmanışının başında izleyiciyi kendinden soğutuyor. Yazılı mecrada çok göze batmayan
bu konseptin görsel medyaya aktarımında yumuşatılmasının gerektiğini düşünüyorum
ki bunun güzel bir örneğini Troy’da görmüştük. Zira destanda Paris savaştan Tanrı
tarafından gönderilen bir mucize ile kurtulur. Filmde ise Paris’i Menelaus’un elinden
Hector’un aldığını görürüz. Bu örnekte ise Mel Gibson, senaryosunun yazımına da
dahil olduğu bu filmde tanrının elini sık sık gösteriyor.
Paw tam kurban edilecekken güneşin tutulması, mağaradaki aileye gökten düşen maymun,
kumsalda sıkışan Paw’a hızır gibi yetişen ispanyol dumuru gibi abukluklar güzel
olabilecek bir filmi vasat seviyesine indirgiyor, bizi üzüyor.
Sevgili mel, aptal değiliz, jaguarın adamı yediğini yüzünün kedi tarafından parçalandığını
görmeden de anlarız biz, ayıp değil mi bu kadar kolay film.
Şub

Kaydol



Öncelikle Astek tarihi hakkında fazla bilgin olmadan yazmışsın bu yazıyı, onu söylemeliyim.Filmi de kötü yargılamışsın, Tanrı’nın eli gibi şeyler söyleyerek…Kurban törenindeki kahinler ve onun yanındakiler, halk dışındaki bilgili insanlar bilimde oldukça ilerlemişti ve Güneş tutulmasının çok yakın bir zamana denk düştüğünü bilmektelerdi.Dolayısıyla halkın ayaklanmasını engellemek ve onları uyutmak amacıyla böyle görsel, halka yüce gözüken bir olayı beklediler.Bu da güneş tutulmasıydı..Sonra, maymun gökten düşmüyor mağaraya, iki maymunun ağaçtaki kavgaları sonucunda teki yaralı bir halde düşüyor, kaldı ki maymun mu emin değilim.Neyse, hızır gibi yetişmiş gibi görünmeyen gemiler var.Gayet fazlalar ve belli bir süredir orda beklemekte gibiler…
yorumunuz için teşekkürler.
gönderinize genel olarak cevabım, “ben onu demiyorum ki” şeklinde olacak.
Astek tarihi hakkında fazla bilgim olmadan yazdım gerçekten, ama içim rahat zira film mayalar hakkında.
abi ben bu tarz şeylere “Tanrı’nın eli”nden ziyade “amma ballılar ha!” şeklinde yaklaşıyorum. daha güzel oluyor sanki (seküler yaklaşım
) )
Hocam, Deus ex machina’nın tanımı gereğidir o ifade
bal sınırlarını aşan şeyler oluyor genelde. mesela karakter çok sıkıştığı zaman gökten sarmaşıklara bağlı bir koltuk iniyor, kahramanımız da o koltuğa oturup o zor durumdan sıyrılıyor. ızleyiciler de Tanrısal bir müdahalenin olduğunu anlayıp karakterin kurtuluşuna kafayı çok takmıyorlar.
en baştaki yorumu yapan arkadaşım çok sağlam saçmalamış.
Sevgili İlker arkadaşım, bence de sen bu yorumu yaparak *sağlam ötesi* saçmalamışsın. Biraz kitap okumanı tavsiye ediyorum. Görüyoruz ki her film izleyen etkisinde kalarak saçmalaya başlıyor. Genel olarak güzel bir filmdi ve İspanyollar’ın da sevgili Jaguar’ımızı kurtardığını nereden çıkartıyorsunuz(ki o jaguar değil mi İspanyollar’ı görünce ormana kaçan?). Buradan bu sonucu çıkarabilenin de biraz mantık dersi alması gerekiyor kanımca.