25

Geçtiğimiz 5 ay boyunca Silahlı kuvvetler tarafından istihdam edildim.

Yayınlanan talimnamelerde "Personel 22:00 - 22:40 saatleri arasında kişisel blog'u ile ilgilenir" maddesi unutulduğu için bu süre zarfında siteye yeni bir şeyler ekleme fırsatım olmadı. Yazılacak şeyler birikmiştir diye tahmin edenler yanılmıyor, ancak yazılacak şeylerin halkı askerlikten soğutma suçu kapsamına girmeyecek derecede yumuşaması, nostalji perdesi arkasında flulaşması için gerekli süre henüz geçmedi. Açıkçası asker dönüşü, sürekli askerlik anısı anlatan bir adam olmak da pek çekici gelmiyor. Dolayısıyla hayata dair hiç kimsenin ilgisini çekmeyen normal yazılarımla devam etmeyi planlıyorum.

Sık sık gelin, arayı soğutmayalım...
13:11      1 yorum      Yorum Yaz
13


Blogda ne tarz teknolojik atraksiyonlar yapabilirim diye kafa patlattığım bir dönem aklıma bulunduğum yerin koordinat bilgisini paylaşmak gelmişti. Bazı arkadaşlar güvenlik ihlali olduğunu düşünerek olumsuz yorum yapsa da, Hakkı Kötek'in o an nerede olduğu bilgisinin sadece hanıma yanlış lokasyon verilmesi durumunda sorun olabileceğini düşünüyordum.

Bluetooth destekli bir gps cihazı edindim ancak cep telefonum simbiyan koşturduğu için oturup sıfırdan java falan kasmak zor geldi. Proje rafa kalktı.

Ta ki bugüne kadar.

Artık Hakkikotek.net takipçileri yaklaşık olarak koordinatlarımı görebilecek.


Not:koordinat bilgisi 5 ayda bir güncellenir.
00:52      2 yorum      Yorum Yaz
11


Siyah Beyaz fotoğraflar çektiğimi farkettim son zamanlarda.

İnce bir neşe boyasının altında akıyor kara kara sıkıntılar. Saman altından depresyon yürütüyorum.

Daha gitmeden mayısa kaç ay var onun hesabındayım.

Bir nebze azaltabilir miyim şaşkınlığı diye her gördüğüme askerlik anısı soruyorum.

Unutkan adamım ben. Genellikle hatırlamam sıkıntılarımı ama her sabah illa ki bir arkadaş hatırlatıyor:

"Hocam senin askerlik de yaklaşıyo ha"

Aman ne önemli tespit.

Hani öğretmenin verdiği bir ödevi yapmamışsındır da sınıf arkadaşın ballandıra ballandıra başının ne kadar belada olduğunu anlatır ya, o iştahı görüyorum 2 sene tecilli adamlarda.

Daha dün "2 buçuk ay var daha" idi. Ne zaman yırtıldı o kadar takvim yaprağı?

Son ay daha da hızlı geçiyormuş, öyle diyor tezkereli abiler.

Bir yandan da enteresan bir heyecan var. Hani yaz tatilinin sonuna doğru rahat batar da okulu özlersin ya. Bir an önce başlasın, bitsin bu bekleyiş diye. Onun gibi bişey.

Heyecan var, zira şubeye iki ziyaretten anladığım kadarıyla çok enteresan insanlar tanımak nasip olacak. Güzel yönleri de vardır.

Zamanla yaşayarak öğreneceğim.

Fırsat buldukça yazacağım, belki ağır-yeşil asker psikolojisinde bile bişeyler çıkar.

Hatta bak şimdi aklıma geldi. Askerin not defteri olsun sağ köşede. Şafak sayacının altına koyarım.

Ahahaha az dur kodlayayım hemen.
15:06      11 yorum      Yorum Yaz


MTU.exe hindsight için "Bir şeyin nitelik ya da anlamını sonradan anlama" diyor.

Anathema yıllar yılı giderek yumuşayan sound'unu bu toplama albümle doruğa taşımış. Birbirinden güzide Anathema şarkıları akustik yorumlarıyla karşımızda.

Türkiyedeki ikinci Anathema konseri öncesinde imza gününde bir sohbetimiz esnasında vokal için "Clean, always clean" demişlerdi. Brutaliteden, jınjından uzaklaşma tamamlanmış, temiz sesin, senfonik tınının güzelliğine sonradan varılmış, benim albümden anladığım bu.

Tracklist şöyle:

1. Fragile Dreams
2. Leave No Trace
3. Inner Silence
4. One Last Goodbye
5. Are You There?
6. Angelica
7. A Natural Disaster
8. Temporary Peace
9. Flying
10. Unchained (Tales Of The Unexpected)

Dinlemeye kıyamıyor insan.
14:58      1 yorum      Yorum Yaz


Yaşım baya küçüktü, hayal meyal hatırlıyorum. Sanırım anneme veya babama kızdığım zaman mutfaktan tencere tava araklayıp yatağımda bağımsız ev kurmaya çalıştığım döneme yakındır. Kaptan Kusto belgeselleri izler, su altında uçan insanlara çok özenirdim.

Yemek masasının altına batık, 3 lü koltuğun arkasına mağara dalışı yapardım. Belki de kendi kendime öğrendiğim ilk yabancı kısaltma kelimedir:

S.C.U.B.A.

Dalış hadisesi benim için inanılmaz güzel bir rüyaydı. Baştan aşağı macera, esrarengiz alemlere geçiş kapısıydı. Ha bir de işi daha da çekici yapan bir şey daha vardı.

Denize girmem yasaktı...

Zayıf bünyeli bir çocuktum, dondurma yediğim günün akşamı boğazım şişer, denize girersem ertesi gün kulağım iltihap kapardı. Dolayısıyla bizimkiler pek razı olmazlardı bu aktivitelere.

Dondurma yemeyen, arkadaşlarıyla plaja kaçmayan çocuk mu olur. Olduğu kadar işte.

Yaş ilerleyip de bağışıklık sistemi biraz toparlanınca, denize daha sık girer oldum, tabi yüzmeyi öğrenmem baya geçe kaldı.

Çocukluk hayalim aklımdan çıkmış yemin ederim. Yaşlanmak bu olsa gerek. Hayallerini unutuyor insan.

Şirkette organizasyonları düzenleyen Atilla diye bir arkadaş var. Kendisi bir sabah kahvaltısında dalış kursu ayarlanacağını söyleyince dedim ki "beni de yaz hacı"

Günler geçmek bilmedi, sonunda gittik klübe. Mekan Bahçeşehirde, bizim eve de yakın. Cumartesi günü teorik bilgiler edindik, ertesi gün havuzda pratik yaptık. Yarın da deniz dalışına gidiyoruz. Allah !!!

Scuba kuşanmak, dalış yapmak isteyen önce kurs buluyor kendine göre. Fiyatlar biraz tuzlu, ama eskisi gibi pahalı değil, sektör tabana inmiş artık baya.

Dalış eğitimleri genellikle iki sertifikasyon programından biri üzerinden veriliyor. Türkiye Sualtı sporları federasyonunun üyesi olduğu CMAS ve tüm dünyada tanınan, yaygın olarak kullanılan PADI.

Enteresandır, bu ikisi arasında ciddi bir çekişme var. Bu işten para kazanan insanlarda bu tavır normaldir, anlaşılabilir ama eğitim alanlar da kendi sertifikası dışındakilere nedense tırt gözüyle bakıyor. PADI eğitiminin daha kapsamlı olduğu söyleniyor, CMAS görmediğim için bilemiyorum. Bana biraz Canon - Nikon çekişmesi gibi geldi.

Her kesimi kucaklamak, PADI alıp CMAS?ı kırmamak için iki bröveyi de almaya karar verdim. Normalde Türkiye sularında dalış yapmak için CMAS brövesi gerekiyormuş, ancak uygulamada PADI sertifikası ile problem yaşayan duyulmamış. Yine de ipi sağlam kazığa bağlayayım dedim, fazla sertifika göz çıkarmaz.

Dalışa engel sağlık problemi yoksa ve biraz yüzme biliniyorsa eğitime katılabiliyorsunuz. PADI klasında ilk adım olan Open Water sertifikası ile dalış malzemesi kiralamaya, dalış organizasyonlarına katılmaya, iki dalgıç biraraya gelip dalmaya hakkınız oluyor. CMAS ta bunun muadili "bir yıldız balıkadam" brövesi, bu ekolde farklı olarak, dalış yapabilmek için en az 1 tane 3 yıldız balıkadamın nezareti gerekiyor.

O.W. eğitimi kabaca şu konuları içeriyor:
Dalış ekipmanları hakkında bilgiler, ekipmanın sökülmesi takılması, dalış esnasında uyulacak kurallar, buddy sistemi, su altında haberleşme, dalış hastalıkları, hacim - basınç - yüzerlilik vb teknik konular, dalış planlama vs.

Bu teorik bilgilerin yanında havuzda ve denizde denenerek kazanılan bazı beceriler var.

Bunlar kısaca:

Regülatör kullanımı, maskeden su tahliye etmek, maskesiz yüzmek, dalış ekipmanını çıkarmak - tekrar kuşanmak, nötr yüzerliliği sağlamak, havanın kesilmesi durumunda uygulanacak emergency prosedürler, ahtapot kullanmak, buddyden çimlenmek (Bunun tam anlamıyla hava otlanmak olduğunu söylemek isterim, sanırım biraz kibarlaştırılmış ifadesi çimlenmek oluyor)

Eğitimin her safhası eğlenceli ve önemli. Dikkatli dinlemek, ciddiye almak lazım.

Kurbağa Adam dalış merkezindeki eğitmenimiz Cüneyt hoca sağolsun, çok ilgilendi. Buradan kendisine teşekkür etmek isterim.

(bkz:http://www.kurbagaadam.com)

Yarın ve öbürgün dalıştayız. Dalışın hikayesi bir sonraki yazıda.
13:14      Yorum Yaz