İddia ediyorum: Erkek kuaförü (eski dilde berber) modern erkeğin en büyük
açmazıdır.

Binlerce yıllık avcı-toplayıcı geleneğin dayattığı baskın erkek karakterin yok
hükmünde olduğu nadir mekanlardır berber salonları. Berberin dükkanındaki
otoritesi ve rahatlığı etrafını bir aura gibi sarar ve müşteriye inanılmaz bir
baskı olarak yansır.

Olayın birden fazla boyutu, ezikliğin birden fazla nedeni var tabi. Saç / Sakal
tıraşı yapısı gereği insanı şekilden şekile sokan bir şey. Bu aşamalarda
yönlendirici ve emreden ton hep berberdir. Artık bu işin sırrını meslek okulunda
çıraklar balonu traş ettikten hemen sonra mı veriyorlar bilemiyorum.

Binbir berber gezmiş, işi profesyonel takip etmiş bir insan değilim, ancak
yıllar yılı berber denen otorite sembolüyle dirsek temasında oldum. Bir miktar
tecrübe birikti.

Olur a, bu yazıyı bir hanım okuyordur, erkek berberinin ne menem bir yer
olduğunu bilmeyen vardır. Olayı adımlarıyla açıklayayım. Bir gözünüzle okumaya
devam ederken diğerini kapayın, kafanızda canlandırın lütfen.

Saçımız uzadı, sakalımız karıştı. Acizlik buradan başlıyor. Kendi saçımızı
kesemiyoruz. Ne yapacağız? Bir profesyonelden yardım alacağız. Çok tanko
değilsek, bir tıraşa bin akçe vermiyorsak randevuyla gitmiyoruz berbere. Götürü
usulü. Niyet ettik, yolumuzu çevirdik, girdik dükkana.

Girdin mi? Ne görüyorsun?

Bir sürü insan…

Kaçarı yok arkadaş. Sabahın köründe bile o berberde mutlaka birileri vardır.
Bekleyeceksin. Tıraş denen ritüele ruhen hazırlanacaksın.

Selam verip oturduk bekleme koltuklarından birine. Önümüzde illa ki Posta
ve/veya Fotomaç gazetesi. Gittiğin berbere göre Bulvar’a kadar düşebilir kalite
eşiği. Beklerken vakit geçirecek başka bir şey de yok.

Oku bakayım: Magazin haberleri. Romantik Serseriden aşk tavsiyeleri.

Bir de sakal tıraşı mı olacak koltuktaki müşteri?

Oku oku: Haydar Dümenden cinsel sağlık rehberi.

Bu arada bir kulağın da ortada dönen muhabbette.

O dükkanda mutlaka tıraş olmayacak bir tip vardır. Ya mahallenin genci jöle
sürmeye gelmiştir, ya esnaf komşu muhabbete niyetlidir.

Spor, siyaset, sağlık, bilim, teknoloji. Her şey konuşulabilir. Burada dikkat
edilecek bir kural var: konuşurken beynin yaratıcı herhangi bir fonksiyonu
kullanılmamalıdır. Berberde ancak başkasından duyduğunuz şeyleri
aktarabilirsiniz.

Sohbet, gazete haberlerinin “bak bak X ne yapmış” şeklinde dillendirilmesi ile
başlayabilir mesela. Ya da mutlaka açık olan televizyondan bir done kapılır.
Onun üzerinde konuşulur. Dikkat edilecek bir diğer nokta: Berber daima haklıdır.
Konuşurken bu gerçeği unutmamak gerekir.

Belki beni kınayacaksınız, ne tırt adam bu diye düşüneceksiniz. Acele etmeyin.
Bu ezikliğin tüm nedenlerini bir bir anlatacağım.

Sıra geldi mi? Şanslısın, çünkü görünürdeki tüm müşterilerin işi bitse bile
berber senin yeterince tava gelmediğini hissederse telefon jokeriyle yedek
müşteri çağırabilir. Gıkını çıkaramazsın.

İşte sunağa doğru gidiyorsun. Saç tanrısının başrahibinin elinde kurban
olacaksın.

Berber nazik. Ama nezaketi babanın çocuğunu dövmeye başlamadan önce konuşurken
gösterdiği nezaket gibi. Sahte ve eziyete gebe.

Berber senden yaşça küçük olabilir, sosyal statü, eğitim, sınıf mınıf ne dersen
de, her yönden hayatta berbere fark atmış olabilirsin.

Önemi yok !

Önlük var…

devam edecek…

Görsel
buradan