Archive for Ekim, 2007

Eki
1

GO


İlk
Pi filminde görmüştüm, sarmallara
takıntılı esas oğlan önceleri hocasıyla oynadığı go tahtası üzerine taşlarla sarmallar
çiziyordu. Daha sonra aynı oyun Beautiful
Mind
(güzel insan:) filminde de görünüyordu.

Oyunu matematikle uğraşan kişilerle bağdaştırdığım
için ve kendim de sayısal mezunu olduğumdan GO oynamaya özenmiştim o zamanlar. Tabi
tahtayı taşları edinip sonra siyahlarla beştaş oynamamak adına oyunu öğrenmek gerekiyor.

GO öğrenmesi kolay, ustalaşması zor bir oyun.
basit birkaç kuralı var ki kavraması 3 dk kadar sürüyor. Daha sonra oyunu hakkıyla
oynamak için insanın yıllarını vermesi gerekiyormuş. Kendim dönem dönem popüler
objelere maymun iştahlı olduğumdan ve GO’da ustalaşmak için gerekli olan akli-ruhi
melekeleri taşımadığımdan kumda oynama mertebesinde karar kıldım. Övünmek gibi olmasın
çok mütevazi insanımdır, kendimi ve sınırlarımı bilirim, övünmeyi de hiç sevmem.

GO, rakiplerin Siyah veya Beyaz taşlarıyla tahta(goban)
üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmalarına dayalı bir oyun. Taşlar hareket ettirilmiyor,
ancak rakip taşlarla çevrelenirse tahtadan alınıyor. Tahtayı domine eden kazanıyor,
ele geçirilen rakip taş sayısı da bir etken tabi. Genelde satrançla karşılaştırılıyor
ve GO hakkinda “Satranç muhasebecilerin, GO filozofların oyunudur” gibi büyük laflar
ediliyor. Tasvip etmiyorum, sonuçta satranç da bu camiaya yüzyıllarını vermiş sevdiğimiz
bir oyun. Bununla birlikte GO oyununun sezgisel olduğu su götürmez, çünkü bir taşın
değeri tahtadaki komşularıyla oldukça fazla ilintili. Oyun aniden dönebiliyor. Taş
değerlerinin hesaplanması zor olduğundan ve hamle ihtimal sayıları uçuk olduğundan
satrançtaki gibi usta oyuncuları yenecek bilgisayar programları üretilemiyor. Bu
durum ilk etapta insana “ışte insan aklının ve yüreğinin elektroniğe üstün geldiği
bir başka nokta” sevinci yaşatsa da bedava bir program 9×9 luk tahtayı koltukaltınıza
sıkıştırdığında gözlerde hafif bir oynamaya sebep olabiliyor.

Oyuna heveslenen arkadaşlara şu linkler oldukça faydalı
olacaktır.

Oyun ve kuralları ile ilgili
bilgiler, interaktif örnekler.

Turkiye Go oyuncuları derneği

Vikipedi

Eki
2

Kedi Köftesi Hamster Hayvanı


Dört
ay kadar önce ev hayvanı kadromuzdaki boşluğu doldurmak adına hamster edindik. Sağolsun
hanım fareden kemirgenden korkan bir insan olmadığından gönül rahatlığı ile kafesi
aldım kolumun altına geldim eve. Bu arada kafes denen plastik-metal konstrüksiyon
hamster sahibi olmak için harcamanız gereken meblağ’ın büyük kısmına tekabül ediyor.
ışin hayvan kısmı ucuz, en kral pet-shop’tan gonzales kasa son model hamster’ınızı
20 liradan alabilirsiniz, hamster için daha fazla para isterlerse anlayın ki iş
kafes noktasına geldiğinde yanağınızdan öpmeye niyetliler. Tekrar söylüyorum, bu
meret en janti yerde 20 lira, ayda 30 tane üreyen hayvana daha fazla para vermenin
anlamı yok.





Tahmin ediyorum ki çok ürediklerini söylediğim
anda gözlerde bir parlama oldu. Hamster denen canlının 1 ayda ergen olduğunu, 15
günde doğurduğunu ve bir batında ~10 yavru verdiğini öğrenince benim de gözümde
Kötek Hamster Üretme Çiftlikleri ve Peynircilik, Hafriyat Sn. tic. ltd. şti şeklinde
bir ticari sicil gazetesi ilanı canlanmıştı ama sermaye bulamadım.





Efendim başa döneyim, hayvanat bayiindeki arkadaş
benim “Ben bu hamster denen şeyden alacak idim, neler almam lazım” şeklindeki sorumdan
hamster camiasına yabancı olduğumu anlayınca, kafesle beraber, talaş, yem suluk
vb elzem edevatın yanında ballı yem, hamster parfümü, ekstra talaş falan da kakalamayı
ihmal etmedi. ballı yemleri hamster tüketti, kafes koku yapmasın diye sattıkları
suyu da parfüm niyetine ben kullanıyorum, daha iki sene gider bana.





ışin enteresan yönü kafes denen şey hamsterdan
daha sevimli. Cicili bicili renkli plastikler, efendime söyleyeyim borular, alafortanfonik
egzersiz cihazları. Eklemlenebilir ve upgrade edilebilir bir sistem kurmuşlar ki
para harcamayı bırakamayın. Neyse standart bir kafes donanımı, talaş, yem vs alıp
hamster beğenme seviyesine eriştik. 20 tane yavrunun birarada yaşadığı kafesten
gözüme beyazlı kırçıllı bir tanesini kestirdim, görevli arkadaş sağolsun binbir
güçlükle alıp kafese dahil etti. Parasını da ödedik, evimize yollandık.





Hamster denen zibidi daha çok geceleri aktif.
Geceyarısından sonra sabaha kadar yemek, spor, temizlik döngüsüne giriyor. Sabah
olunca da akşama uyanmak üzere uykuya yatıyor. Çok temiz, titiz terbiyeli bir tür
olduklarına dair söylentiler var ancak 4 aydır bakıyorum, öyle bir ışık göremedim.
Elalemin hemstırı tuvaletini belli bir yere yapıyormuş, bizimkisinin tekerleğini
pok götürüyor. Aileden gelen bir eğitim sanırım, bizimkisi alamamış. Huyu da pis,
iki sevelim diyoruz, sıkıya gelince ısırıyor.





Hayvanın güzel tarafları da yok değil. Sevimli
olmasının yanında pisboğaz olması ve yemek seçmemesi nedeniyle problemsiz bir ev
hayvanı. kuruyemiş, sebze, meyve ne bulursa yiyor. Eline aldığı şeyin ağzında kaybolmasından
Agop’un kazı gibi götürdüğünü zannedebilirsiniz ancak işin aslı o değil. Yemeği
bulduğu zaman yanaklarına (avurduna) dolduruyor daha sonra da yiyemediklerini çıkartıp
bir yere saklıyor.







ınternette
sık sorulan bir soru da hamster’ın cinsiyetinin nasıl anlaşılacağı; kişisel tecrübem
şu: eğer yavru hamster erkekse iki hafta içinde direk anlaşılıyor zaten.







Sonuç olarak evde beslemeye uygun, sevimli bir
hayvan, kısa ömürlü olması kötü. Maksimum 3 yıl ömür biçiyorlar. Yalnız yaşamaya
da uygun oldukları söyleniyor ki evin istila edilmesini istemediğimden beyefendiye
eş almayı planlamıyorum. Köfte bey bekar haliyle bize yetiyor.




Görsel: Mr Da Trang
veya Jenniek ns bilemedim…

Eki
0

Santralıstanbul




Geçtiğimiz
hafta Salı günü şirketten arkadaşlarla öğle tatilini uzatıp Santralıstanbul’a gittik.




O
smanlı ımparatorluğunun
ilk ve tek termik
santrali olan Silahtarağa elektrik santrali 1914 yılında devreye girmiş. 1921 yılında
yapılan eklentilerle 12.000 Kw la yaklaşık 2000 aboneyi besliyormuş.




Santrali kuran Macar Ganz Elektrik şirketi, daha önceleri
de tramvaylar için doğru akım dinamosu vb alet edevatın kurulumunu yapmış. 1923
te Ankara hükümeti de şirketle çalışmaya devam etmiş, hatta şirketin sermayesi yükseltilmiş
ve çalışanların Türk olması zorunluluğu getirilmiş.




Santralin 1983 yılına kadar aktif 69 yıllık bir hizmeti
var.





Kapatıldıktan
sonra tahmin edileceği gib
i bakımsız kalan santral binası ve arazisi daha
sonra Bilgi Üniversitesi tarafından satın alınıyor ve modern

sanatlar müzesine dönüştürülüyor. Bizim ilgimizi çeken modern sanatlardan ziyade
alet-i metrukelerdi. Enerji müzesinde santralde kullanılan türbinler, kontrol cihazlar
vb yanında interaktif sunumlar da hazırlanmış. Kendi elektriğini kendin yap, işlet,
devret şeklinde aletler de mevcutmuş fakat zamanımızın kısıtlılığından keşfedemediğimiz

bölümlerde kaldılar.



Kontrol odası, türbinler ve genel olarak bina görmeye değer. Fotoğraf
makinasının azizliğinden yeterli fotoğraf çekemedim ancak Burak sağolsun fotoğraf
makinasını paylaştı.




Eki
0

Google It…



—== Bu yazı google’ı kötü emellerine alet edenlere adanmıştır ==–

Aşağılarda sağda Pro-Stat başlığı altında bir counter var. StatCounter.com
bir sayaç hizmeti veriyor. Sağolsunlar şu güne kadar da bir kere olsun “kaç ay oldu,
sitene gelenin gidenin hesabını tutuyoruz, profilo kapısında oturan eleman gibiyiz,
bi sakal at” demediler. Tabi bedava servisin bir limiti var, geçen ayları pek iyi
hatırlamıyor falan, neticede kendi blogumu kodladığımdan ve statcounter’ın sağladığı
tüm bu özellikleri ekleyeceğimden çok irdelemiyorum. Yalnız bu servisin bir hizmeti
yüzünden dikkatimi çeken bir gerçek var:




Efendim hep duyuyoruz, içeriğe bakacak olursak internet
büyük bir porno dükkanıdır vs. açıkçası inanmak istemiyordum, ta ki google’da arama
yapıp bu sayfalara düşen insanların arattıkları kelimeleri görene kadar. Referrer
bilgisinden google keywordleri de alınıyor ki durum vahim. sıklıkla aranan kelimeler
şöyle:




meme, arap memesi, çıplaklar kampından görüntüler, kadınların çıplak memeleri,
çıplak kabile, kuş adası çıplaklar kampından görüntüler, memeler fora, ayıp memeler,
arap kadının memesi, memesi çıplak olarak öpüşen kadın




Arada spesifik tanım verenler de düşüyor : memeleri
çıplak olsun




Bütün bu terbiyesizlerin buraya düşmesine sebep yazı da
burada…



Ayıp değil mi kardeşim, insan gibi iki satır yazamayacak
mıyız!! Youtube a bakıyorum, türkçe yorumlarda rezalet dizboyu, blog’a gelen herifler
niyeti bozmuş. şu internete bir kere de hayırlı birşey için girin, elinizin altında
bir dünya kaynak var, milyon tane yeni şey öğrenebilir insan. Bu deryada aradığın
meme midir? şu internete katkın a.q. mudur? Ne bitmez ergenlik bunalımıymış yahu.




Gözü dönüp Google’da meme diye aratıp gelenlere
sesleniyorum:



BU SAYFALARDA SENıN ARADIğIN şEYLERDEN YOK !!!




NOT: bir de “nush ile uslanmayanı etmeli tekdir tekdirden anlamayanın hakkı
kötektir ne demektir
” diye sorup gelenler var :) onlara da bu vesileyle yarım
yamalak da olsa açıklayayım, diyor ki:




Nasihattan anlamayanı azarlamak lazımdır, azarlamayla da yola gelmeyen ise dayağı
haketmiştir.



Counter Hizmeti : StatCounter