Özetle:
ış çıkışı, vapurla kadıköye, tiyatroya. Balık-ekmek, muhabbet, Haluk Bilginer. Otobüs,
muhabbet, ölüm, kader, Ev…
uyku…
Çocukluğumdan hatırlıyorum, jönlerin esas kızları televizyonda
en fazla boyun nahiyesinden öptükleri zamanlar. Ben de ekranda öpüşen birilerini
görünce yüzümün kızardığı yaştayım.
Meraklı bir çocuğum, belgesel çıkınca ekrana yapışıyorum. En çok astronotlu uzaylı
belgeselleri seviyorum. Ee hep uzay belgeseli yok tabi televizyonda, arada bu dünyayı
da anlatıyorlar.
Afrika yerlilerini belgesellerden tanıdım, değişik insanlardı, mesela bir kabilenin
kadınlarının boyunları çook uzundu, bazıları kulaklarını, dudaklarını delip genişletip
kocaman halkalar takıyorlardı. Hayatını evde ve mümkün olduğunda tv karşısında geçiren
bir çocuk için bu değişik insanlar, başka memleketler çok ilginçti.
Yalnız bir gariplik vardı…
Kadın vücudunun sansür edildiği zamanlarda, bu afrikalı ablalarımızın memeleri
gayet normal birşey gibi gösterilirdi.
Evet biliyorum, kültürlerinde üst tarafı örtmeyi gerektirecek bir kural kaide
yoktur, her daim öyle geziyorlardır, onlar için normaldir. Ama bizim için normal
değildi. Kendisi ne kadar geniş meşrepli de olsa beyaz bir kadının memesini açıkça
göstermezlerdi. Rio karnavalında sadece sırtındaki kuş tüyleriyle dans eden bir
kadını göremezdik yakın zamana kadar televizyonda. Hiçbir televizyon programı “bunlar
böyle yaşıyor, hep memeler fora geziyolar” diyerek çıplaklar kampından görüntüler
sunmadı düne kadar.
Anladım ki, afrikalı olunca, siyah olunca, bizim gibi yaşamayınca kadın değilsin,
memen beyaz kadının memesi kadar korunmaya değer değil.
Vahşi hayvanları gösterir gibi gösterdiler bize afrikalıları.
Saramacca kabilesinin kadınları! Siz rahatlıkla gösterseniz bile içimdeki çocuk
görmesin diye sakladım memelerinizi.
Beyaz kadın kadar saygı göreceğiniz dünyaya selamım olsun.
Efendim mesai saatleri içerisinde Yıldız dolaylarındayım. Departmanca
işyerimizin bodrumundan 5. katına taşınalı beri boğaza bakarak çalışıyoruz. Verim
düştüyse de, yapılan işlerin sanatsal boyutu arttı gibi.
E tabi manzara böyleyken fotoğraf çekmesek olmaz. Yanlış asa ile çekmeyi deneyince
de fotoğraf soldaki gibi görünmekte.
Bir alt postta resmi olan sevgili abimiz de bir adet kara kule ekledi, oldu mu sana
mordor konsolosluğu.
Bu da şirketin yangın merdiveninden çekilmiş bir fotoğraf, her yer mavi mavi oldu
maksat renk olsun.
width="161" />Heroes NBC kaynaklı yeni alışkanlık kaynağımız. Senin
benim gibi kendi halinde yaşayan hintlisi olsun, japonu olsun bir dünya vatandaşın
süper güçleri olduğunu keşfetmesi sonucu yaşanan olaylar vs.
Birbiri ile alakasız görünen karakterler yine göbekten bağlı, o bunun babası, öbürüküsü
eltisi falan derken işler karışıyor.
Yaptığım ufak bir araştırmada, çocukken süpermen(!) okuyup telekinezi falan gibi
mevzulara aklının ermeye başladığı yaşlarda masanın üstündeki nesneleri beyin gücüyle
hareket ettirmeye ıkınan deneklerin diziye gönülden bağlandıklarını tespit ettim.
Arkasından konuşmak gibi olmasın karakterlerimizi çekiştirelim biraz. Yüzlerine
de söylerim gerçi.
Claire
Bennet (çiirliidır)
Kendi kendini iyileştiren bu bacımız garip bir depresyon içerisinde
bünyeyi sağa sola vuruyor. “vay benim babam beni kandırıyor, zaten üvey evladım,
nedir bu benim çektiğim çile” şeklinde gezip depresyon ticareti yapıyor, hırkaya
dikkatinizi çekerim.
Gücü : Kendi kendini iyileştirme.
Doğum yeri : masaçüses
Meslek : Öğrenci
Hobileri : yüksekten atlamak, çöp öğütme makinasına kol sokmak. Kaburga ittirmek.
Fobileri : Otopside uyanmak, bi de kan görmeye dayanamıyor.
Hiro
Nakamura (Hirocan)
Saati durduracam, uzayı bükecem diye ıkınmaktan basuru patlatan hiro çabalarının
meyvelerini toplar, kendini süper kahraman kadrosuna aldırır. Ancak güçleri gelip
gitmektedir. Hiro samuray gazıyla kendini kılıca katanaya adar.
Babadan torpilli hiromuz sempatikliği ile, örf ve ananelere önem veren japon terbiyesi
ile gönlümüzün kahramanıdır. Kerata amerikaya geldi sevgili bile yaptı kendine.
Macera dolu amerika.
Gücü : zaman ve uzayı bükebiliyor. (bazen)
Doğum yeri : Tokyo
Meslek : Cubicle Nöbetçisi
Hobileri : Ikınmak, Nissan Versaya binmek, sempatiklik yapmak.
Fobileri : Lüzumsuz olmak, aman gücüm zayi olmasın.
Isaac
Mendez (Entel)
ızhak kendi halinde bir ressam, kafası iyiyken yaptığı resimlerin gelecekten
haber verdiğini keşfedince tribe girip artis artis hareketler yapıyor. “Aman hatun
beni terketmesin, aman nivyorka zeval gelmesin” diye kendini paralarken iyice sıçıp
batırıyor. be adam sen bi kendine çeki düzen ver, bi gusül abdesti al, iki rekat
namaz kıl, istiareye yat zaten görürsün ne gerekiyorsa. yeteneğini kafa bulmak için
bahane eden bir dangoz olduğunu tahmin ediyorum.
Gücü : gaipten haber vermek.
Doğum yeri : New York
Meslek : Problemli sanatçı
Hobileri : geçen gün bi çakmışım kafa bi milyon hoca edebiyatı
Fobileri : toplumdan dışlanmak.
Matt
Parkman (Gariban)
Ne yapsa yaranamayan adamlar vardır da, işte bu öyle bi adamcağız. Mel
Gibson gibi düşünce okuyor fakat sadece kadınlarınkini değil. Evliliğimi kurtaracağım
diye yatakta hanıma parende attırıyor, hatunu mücevherata boğuyor gene yaranamıyor.
yazık be.
Gücü : Düşünce okumak
Doğum yeri : Misisipi
Meslek : Aynasız
Hobileri : telkinle donut yemek, boynuzlarını cilalamak.
Fobileri : Hanımdan tekme yemek
Micah
Sanders (Küçük Emrah)
Baba mapusta, Ana kötü yola düşmüş. Bu çocukçağız da çabalıyor ki mutlu
bir aile ortamı bulabilir miyim diye. My wife and kids dizisinde de ukala veledi
oynuyordu, aynı özellikler burda da var. Eli tamire yatkın bir nevi Anakin Skywalker.
Yarın öbürgün laptoplardan lazeryon yapıp dark side’a geçerse şaşırmayın. Gene de
aile kurbanı bir evlat, kıyamam.
Gücü : Tamir mamir, öyle işler.
Doğum Yeri : Nort karolayna
Meslek : Öğrenci
Hobileri : Laptop sökmek takmak
Fobileri : Yuvasının dağılması.
Mohinder
Suresh (Prof_34M)
Bu kardeşimiz de babasının yüzünden kendini mutant peşinde bulmuş bir mecnun. Çok
fazla X-Men okuduğundan “Mutant okulu kursam, aylık kelle başı 3000$ alırım paraya
para demem” gazı alıp kendini Xavier moduna sokmaya çalışıyor. Kapı kapı gezip “Evin
hanımı ile görüşebilir miyim, güçleri var sanırım” diye çırpınıyor. Be adam sen
koskoca bir profesör olmuşsun, ne işin var gurbette taksicilik yapıyorsun? biraz
akıllı olsana be güzelim. Başına bin türlü iş geldi akıllanmadın, ganj ırmağının
kenarına oturur ağlarsın tabi.
Gücü : ınadı
Doğum yeri : Pencap
Meslek : Öğretim görevlisi
Hobileri : Mutant peşinde koşmak, bilimsel uğraşlar falan.
Fobileri : Babasına layık bir evlat olamamak.
Nathan
Petrelli (Cemuzan)
Senatörlük peşinde bir garip adam. Kendini bu derece kampanyaya seçime
vermesi iktidar problemleri olduğunu düşündürüyor. Güçlerinden çekiniyor, bilinmesini
istemiyor. Mafya yüzünden karısı sakat kalmış, onun intikamını alacak herhal, bekliyoruz.
Gücü : Uçuyor
Doğum yeri : Yukarı bruklin
Meslek : Avukat – Senatör adayı
Hobileri : Kadınlara düşkün biraz.
Fobileri : Aman gücüm bilinmesin, uçtuğum duyulmasın. (salak)
Peter
Petrelli (Otlakçı)
Rüyalarının peşinde kendini heder ediyor bu kardeşimiz, lan acep ben sıyırıyor muyum
diye düşünmeden uçabileceğine inanması yaşına rağmen pokemondan etkilenebilecek
bir zeka seviyesinde olduğunu düşündürüyor, haklı çıkması ise tamamiyle tesadüf.
kendisini yancı zannedip gereksiz bir hero olduğunu düşünen izleyiciler ise ilerleyen
bölümlerde şaşıracaklar.
Gücü : Uçuyor, görükmez oluyor, kendini iyileştiriyor, her yol var pezemenkte.
Doğum yeri : Yukarı bruklin
Meslek : Hastabakıcı
Hobileri : Hayaller kurmak, o hayallere inanmak.
Fobileri : Sağı solu patlatacam diye korkuyor garibim.
Ahmet
Saylır (Zırzop)
Dizinin şerefsizi bu. Yüce bilge Ben amcanın “Büyük güç beraberinde büyük sorumluluk
getirir” sözünü unutup, kendini karanlık tarafa kaptırmış bir karakter. Allah ıslah
etsin.
Gücü : Yakaladığı heroların beyinlerini söküp güçlerini ele geçirebiliyor, artık
beyinleri yiyor mu, üstüne başına mı sürüyor nasıl yapıyor bilemiyoruz..
Doğum yeri : Bilinmiyor
Meslek : Saatçi
Hobileri : Konserve açmak.
Fobileri : Allahtan bile korkusu yok itin.
Niki
Sanders (Mrs.Hyde)
Garibim miccah’ın anası. Kocası hapse düşüp, manava kasaba borcu kabarınca hesabı
ödemek için internette soyunan bu ablamız “bir ben var benden içeri” sözüne güzel
bir örnek teşkil ediyor. Aynalarla falan konuşuyor, büyük ihtimal yönetmen orda
simgesel bir anlatım yakalamak, insanın kendi içindeki şeytanı betimlemek istemiştir
ama ben ablaya bakmaktan mesajı biraz kaçırdım.
Gücü : Deli kuvveti
Doğum Yeri : waşinton
Meslek : Milliyet internet güzeli
Hobileri : Evde film çekmek.
Fobileri : Evladından ayrı düşmek.
23 Nisan itibariyle tatil bitiyor, Heroes geri geliyor.
Resmi Web Sitesi : http://www.nbc.com/Heroes/
Bu da Zeroes : http://www.youtube.com/watch?v=IWJJBwKhvp4
Sözde
kışın bitmesi ve havaların nispeten ısınması ile küçüklüğümden itibaren muzdarip
olduğum bu hastalık bir nebze ara verdi ağrıya sızıya.
Ataklarında eklemlerde şişme, ağrı
ve sabah sertliği (tahmin ettiğiniz değil) ile seyreden bu rahatsızlık ile ilgili
maalesef semptomatik tedavi ve yayılmayı önleme dışında herhangi bir ilaç müdahalesi
mümkün değil. Sebebi bilinmeyen, vücudun kendi dokusuna düşman olması şeklinde ortaya
çıkan oto-immün bir hastalık. (house gibi oldu)
Yanda ilk tanının konmasına yardımcı
olan rontgen imajı bulunuyor. hastalıktan muzdarip orta parmak ayan. (sen 10 yıl
tıp oku radyolog ol, 15 yaşında velet rontgenden hareket çeksin)
orjinalini kaybetmişim,
http://www.golge.net‘teki resimden aldım. ![]()
Romatoid artrit ile ilgili daha çok bilgi için
tık,
tık
Aşağıdaki diyaloğu sözlükte de yazmıştım,
ilgili olduğundan buraya da kopyalıyorum. orjinali
şurda
El parmaklarındaki bilimum eklem
şişip zonklamaya başlayınca doktora gidilir. aile tatmin olmaz. izmirin tanınan
romatologlarından birinden randevu alınır.
Doktor ağır ağır muayenesini
yapar. büyük bir ciddiyetle tansiyon ölçer, nabız sayar. hareket kısıtlılığı var
mı bakar vs.
- şimdi şöyle iki tip romatizma
var, şimdi sizde bulunan romatizmaaa
- (özel muayene olunca siz olduk
di mi, negzel anlatıyon bak)
- büyük eklemleri tutan
- (bismillahirrahmanirrahim)
- kalp kapakçıklarına yerleşeeen
- (eşhedüenlaa…)
- romatizma tipinde.
- (aha aha aha)
- değil!!!
- (ulan doktor gibi ben senin)
- tedavisi yok, bununla yaşamayı
öğreneceksin
- (bunu sağlık ansiklopedisi
de dediydi zaten)
Bunun akabinde hasta diyaloğu
takdire şayan bu doktorumuz, prospektüsü 3 sayfa, yan etkileri sistemlere göre gruplanarak
listelenmiş bir ilaç yazar. ilacın amacı romatizmanın yayılmasını önlemeye çalışmak
olup, prospektüsteki yan etkileri arasında seksüel disfonksiyon bile vardır.
yemişim romatizmayı deyip ilaç bırakılır.